|
BERGAMA'DA AYAKTA KALMIŞ BAZI ESKİ
EVLER VE ÖZELLİKLERİ
Kurtulus Savası yıllarında bir dizi önemli gelismeye sahne olan
Bergama,Cumhuriyet'in ilanından sonra da belli bir süre geleneksel
yasantısını korur.1960'lardan itibaren Cumhuriyet Caddesi'nin
doğusundaki kesimde değismeler baslar; aradaki bazı cami ve mescidler
ile birlikte diğer tarihi yapılar ve ahsap evlerin birçoğu yıkılarak
yeni betonarme konutlar insa edilir. Bu bölgedeki Kafesli Ev de, yıkılan
yapılar arasındadır. Bergama'nın değisimi giderek Çarsı'nın
güneydoğusuna doğru devam eder ve yenilenen alanlar Osmanlı kentinin
güney
sınırlarına ulasır.Bugünkü Bergama, Cumhuriyet Caddesi'nin doğusundan
eski kentin güneyindeki düzlük alanlara doğru gelisme eğilimi
gösteriyor. 1981 yılında "Kentsel Sit Alanı" olarak tescil edilen Konut
ve Çarsı Bölgeleri ise -Akropol sınırlarındaki düsük oranlı bir
gecekondulasma dısında- önemli bir yenilesme tahribatına uğramadan,
geleneksel özelliklerini ve 19.Yüzyıldaki özgün yapısını koruyor.Buranın
kentsel mekanında, sanki zaman durmus gibi devam edegelen, yalnızca
kullanıcıları değismis bir yasam biçimi ve komsuluk iliskileriyle
karsılasıyoruz. Simdi artık Rum ve diğer azınlıklar yok, onların
evlerinde Türkler yasıyor. Sakinlerinin bazıları bölgenin yerlisi ve ev
sahibi; bazıları ise Bergamalı değil ve bu grubun çoğu kiracı...
Geleneksel konut bölgesindeki evlerin kapıları açık; merdivenlerde veya
giris hollerinde oturup birbirileriyle ahpablık eden, çay kahve içen, el
isi yapan kadınlar; her eve rahatlıkla girip çıkan, bos arsalarda top
oynayan veya evde yapılan ekmeği pisirtmek için mahallenin fırınına
götüren çocuklar; aksam üzerleri pazardan köylülerin getirdiği taze
sebze meyveyi, süt ürünlerini filesine doldurup yokusları yavas yavas
çıkan erkekler... Sakinlerinin yaz tatiliyle ilgisi yok; Bergama'nın
yakıcı sıcaklarını tas evlerinin arka bahçelerinde, avlularında veya
gölgeli dar yokuslara açılan taslıklarında geçiriyorlar. Böylesi dısa
açık yasamı engelleyecek bir ı trafik yok; çok seyrek rastlanan
traktörler dısında, bölgeye motorlu tasıt girmiyor gibi; sokaklardaki
gürültü sadece insan ve çocuk seslerinden olusuyor.
Stewig tarafından 19.Yüzyılda Rum ve Ermenilerin yasadığı belirtilen bu
yerlesim alanı, Akropol eteklerinden (Domuz Alanı'ndan) Bergama Çayı'na
(Tabakköprü çevresi ve Kızıl Avlu Bazilikası'na) kadar hayli dik inen
bir yamaca kurulmus olup Kınık Caddesi'nin güneybatısından itibaren
düzleserek Çarsı Bölgesi'ne bağlanır. Çarsının güneybatısındaki
Mahkemeardı çevresi de, konut bölgesi ile benzer özellikler tasımakla
beraber, daha düz bir alanda gelismistir.
YERLESİM ÖZELLİKLERİ
Arazinin eğimine paralel olan yollar oldukça uzun, bunları birbirine
bağlayan yollar kısadır. Eğime dikliği azaltmak amacıyla, paralel
sokaklar olabildiğince genis açılı doğrultularla kesilir ve bu nedenle yer yer üçgen ya da eskenar
dörtgen biçimli yapı adaları olusur. Çok dik yollar fazla uzun devam
ettirilmeyip bazen çıkmaz sokak seklinde sonlandırılır.Bölgedeki özgün
Arnavut kaldırımı kaplamalar asfaltlandığı için bugün, çoğunlukla
kaldırımsız ve yürümesi kolaylastırılmaya çalısılmıs yokuslar görüyoruz.
Yalnızca iki yerde rastlayabildiğimiz merdivenli sokakların ise, önceden
daha fazla olduğunu tahmin edebiliriz.Sokaklar dar ve kıvrımlı olmakla
birlikte kafesler, genis saçaklar ya da bahçelerden dısa tasan ağaçların
yesiliyle gölgelenmis geleneksel bir Anadolu-Türk kenti sokağından,
belirgin biçimde farklı perspektifler verir. Antik taslar kullanılarak
bezenmis mahalle çesmeleri; bitisik düzende, sıra evler gibi yanyana
dizili 19.Yüzyıl kargir evlerinin masif kütleleri ve hımıs tekniğindeki
evlerin çıkmalarla, eliböğründelerle hareketlendirilmis cepheleri ilginç
bir karsıtlık yaratır.Pekçok yerde; geleneksel görünümünü koruyan iki
katlı evlerle Bergamalıların "Rum Evi" adını verdiği, bazen tek, bazen
iki katlı olan kargir evler yanyana,karsı-karsıyadır. Kat adetlerindeki
farklılıktan baska eğim nedeniyle birbirine göre kademeli yapıldıkları
için, yan cepheler de algılanır ve saçak kotları hep değiskendir.
Bitisik düzenli yapılasmanın yoğunluğu yola cepheli büyük bahçeler
bulunmasına olanak vermediğinden, konut dokusu içinde yesil katkısı yok
gibidir. Dik açılı, düzgün geometrik biçimleri olmayan yapı adalarının
bazılarında çalık köseler vardır. Ancak bunlar, Türk üçgeni, mukarnas
gibi geçis elemanlarıyla olusturulan geleneksel formlarından uzaklasmıs
olup daha çok sembolik anlamlıdırlar. Köse pahı geçisi rahatlatmaya
yetecek boyutta değildir ve bazı örneklerde de 45°'lik pah yerine zemin
kat yüksekliği boyunca devam eden üzeri baslıklı, sütun biçiminde
pilasterler yahut yarım çokgenler kullanılmıstır. ( Turgut S. No: 44 - Abacıhan S. No: 19 - Dede
S.No: 14 )
Not: Bergama sitesi eski Bergama evleri bölümünün hazırlanmasında
Bergama Kültür ve Sanat vakfı'nın belleten 8 adlı yayınından
yararlanılmıştır.
|