|
|
ARAŞTIRMA
|
|
Zeus Sunağı KÜLTÜR, SANAT VE BİLİM KENTİ BERGAMA'YI
KORUMAK … Bergama Sunağı, Sunağın
Berlin'e kaçırılışı ve geri iadesi için harcanan çabaları, Bergama Belediye
Başkanı'nın müze önünde gecelemesi konu ile ilgili hemen herkes tarafından
bilinmektedir. Bergamalılara verilen cevap daha da ilginç ve acıdır: "Sunağı
geri verirsek inşaatlarda kullanırsınız !"
Nitekim günümüzde bile hala pek çok değerli arkeolojik parça inşaatlarda devşirme malzeme olarak kullanılmaktadır. Bergama sokaklarında dolaşırken dikkatli bir gözün görebileceği parçalar ile küçük bir müze donatılabilir. Bergama'da bugün geleneksel
doku ve yeni gelişmeler iç içe girmiş, antik dönem kalıntıları ise silinmek
üzeredir.
Bergama kentsel ve
arkeolojik sit alanları; yani iki bin yılı aşkın bir süredir, bilim adamlarının,
arkeologların, mimarların, sanat tarihçilerinin, kent plancılarının,
heykeltıraşlarının ve benzeri sanat ve kültür adamlarının hayranlıkla
bahsettikleri, üzerinde araştırmalar yapıp, yazılar yazdıkları ve övgü ile
bahsettikleri tarihi kent bugün yer yer yok olma tehlikesi ile karşı
karşıya…
1. Bergama'nın Panoramik Rekonstrüksiyonu
Bu planda, Bergama'nın Selçuk ve Osmanlı dönemi tarihi kent dokusu tamamen yok varsayılarak, dokuyla uyumlu olmayan yeni yollar önerilerek bir kısmı açılmış, geleneksel parsel ve yapı düzeni ile çelişen büyük parseller ve çok katlı (4-5 kat) yapılaşmalar önerilmiştir. Bu plan kararlarına uygun olarak kent merkezinde önemli bir cadde açılmış, eski Bergama evleri yıkılarak, yeni yapılaşma ruhsatları verilmiştir. Bu plana uygun yapılar kent içinde, özellikle geleneksel kent merkezi çevresinde yükselmeye başlamış ve Bergama'nın İzmir girişindeki etkileyici Akropol görünüşü yer yer örtülmeye başlamıştır. Akropol'den kente bakıldığında da; ne yazık ki, 2000 yıllık kentin siluet ve görselliğinin dokuyla uyumsuz, çirkin beton bloklar tarafından bozulduğu ve kentin kimliğinin yer yer yitirilmeye başladığı gözlenmektedir (DİA 5.).
"Koruma Planı" bu imar planının ancak bir bölümüne müdahale edebilmiş ve kat yükseklikleri düşürülmüştür. Ancak, geri kalan kesimlerin de kent dokusunu koruyucu ve geliştirici olarak ve siluetleri düşünerek yeniden ele alınması gereklidir. Bir başka tehlike de; Pax Romanum (Roma Barışı) Dönemi'nin Anadolu'daki en önemli simgelerinden biri sayılan, Mısır Tanrıları için yapılmış ve Bizans Döneminde Bazilikaya çevrilmiş Anadolu'nun en büyük tapınaklarından biri olan Serapis Temple (Kızıl Avlu) ve üzerinde yer aldığı Roma Dönemi tonozu (tüneli) 'nda vardır (Plan 3.). DİA 5. Akropol Hera Kutsal Alanından Bergama'ya Bakış
Bergama Çayı (Selinus), bu tapınak ve çevresindeki sosyal ve dinsel yapıların kullanılarak yaklaşık 200 metre doğusundaki bir tünele alınmış ve aşağı kent ile fiziksel bir bütünlük sağlamıştı (DİA 6. Bergama Çayı ve Antik Tünel).
Kent içinde dolaşıldığında, antik dönemlerden kalma pek çok mermer parçanın devşirme olarak kullanıldığı gözlenmektedir. Roma dönemi Bergama'sının yaklaşık 250 000 nüfusa sahip, görkemli bir kent olduğu, Selçuk ve Osmanlı Kenti'nin tamamen bu kent üzerine kurulduğu düşünülecek olursa, kentin en azından Cumhuriyet Dönemine kadar geliştiği alanların altında Hellenistik Dönem ile Roma Dönemi kent kalıntıları yatmaktadır. Kentsel yapılaşmanın kaldırılarak kazı yapılması olanağı bulunmadığı düşünülürse, her yeni inşaatın temel kazısının arkeoloji ve sanat tarihi açısından ne kadar önemli olduğu çıkar. Nitekim Ankara'da son yıllarda Hisar Caddesi üzerinde yer alan Roma Tiyatrosu ve Odeonu böyle bir inşaat temel kazısı sonucunda tesadüfen açığa çıkmış, "Müze Denetimli Alan" içinde bulunduğundan anında gerekli önlemler alınıp kamulaştırılarak yok olması önlenmiştir. Denetimli kazı olmasaydı, pek çok yerde olduğu gibi bu tiyatronun da üzerinde bugün 6 katlı bir yapı yükseliyor olacaktı !
Bergama Arkeolojik sit Alanları dışında, kent içindeki yeni yapılaşmalarda temel kazılarının denetlenmesi, çıkabilecek her türlü bulgunun değerlendirilerek kentin Hellenistik ve Roma Dönemi Planının oluşturulması gereklidir. Bu tür çalışmaların ilki 1879 tarihinde Carl Human tarafından yapılmıştır (Plan 4. Carl Humann'ın Bergama Planı). Daha gelişmiş haritalar olan ve Osmanlı kent dokusunun yayıldığı alanı gösteren 1/ 2500 ölçekli 1926 tarihli haritalar üzerinde saptanacak alan içindeki kazılarda müze denetimi yapılmalıdır. Hatta Kentin rekonstrüksiyon maketinin yapılması ve sergilenmesi kentin antik çağdaki görkemini daha da ortaya koyacaktır (Bkz. Bergama Akropolis Rekonstrüksiyon Maketi / Berlin Müzesi).
I. SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNE İLİŞKİN ÖNERİLER I.1. YASAL VE YÖNETSEL ÖNERİLER "Tarihsel Çevrenin
Korunması" konusunda, Merkezi Yönetimin ve Yerel Yönetimlerin bir arada ve
işbirliği içinde, köklü yönetsel, yasal, ekonomik ve akçalı çözüm yolları ve
olanakları geliştirmeleri gereklidir. Merkezi Yönetim ile Yerel Yönetimlere,
yürürlükte olan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası (2863 ve 3386
Sayılı) ile İmar Yasası (3194), Belediye Yasası'nda (1580) tarihsel çevrenin
korunması konusunda bazı görev ve yetkiler verilmiştir. Ancak, özellikle Yerel Yönetimlerin bu yetkileri tam ve doğru olarak kullandıklarını söylemek olası değildir. Tarihsel çevre sorunları, her yörede kendine özgü bir şekilde açığa çıkmaktadır. Bu nedenle, öncelikle o yöredeki her türlü yerel hizmetten yerel yönetimler sorumludur. Yerel yönetimler "halkın ortak ve yerel gereksinimlerini gideren" kamu kuruluşları olarak tanımlanırlar. Tanımda yer alan iki temel ölçüt, halkın "ortak gereksinmesi" olması ve gereksinmenin "yerel" olmasıdır. Tarihsel çevre sorunları da
"yerel ve ortak " sorunlardandır. Bu durumda, tarihsel çevrenin korunması
sorununun öncelikle yerel yönetimin sorunu olduğu söylenebilir. Kentsel yaşamın
düzenlenmesinden öncelikle belediyeler sorumludur. Belediye mevzuatı, kentsel
yaşam çevresinin düzenlenmesi amacıyla belediyelere önemli olanaklar vermiştir.
Bu olanaklar arasında; yönetsel düzenleyici metin hazırlama, belediye ceza
sistemini uygulama ve izin ruhsat gibi süreçler bulunmaktadır. 1930 tarihli ve 1580 Sayılı
Belediye Yasası'nın bazı maddeleri yerel yönetimlere koruma, çevre düzenlemesi
ve ıslahı konularında önemli yetki ve görevler vermiştir. Bu yasa günümüz
koşullarında kullanılabilirliğini yitirmiş olmasına rağmen yeni bir yerel
yönetim reformu yapılıncaya kadar geçerliliğini korumaktadır. Belediye Yasası 15/35, 19, 115, 159 sayılı maddeleri tarihsel çevre koruma alanlarında Belediyelere önemli görevler vermektedir. I.2. Zabıta Yönetmelikleri
: Zabıta yönetmelikleri, kentsel yaşam standardını, ilkelerini, koşullarını belirlemelidir. Tarihsel çevrelerde kaçak yapılaşma, izinsiz onarım, onarımların ruhsata uygunluğunun denetlenmesi, altyapı ve üstyapının sağlık koşullarına uygunluğunun denetimi, yapı kullanım türünün plana ve çevre niteliğine uygunluğunun denetlenmesi vb. denetim, kontrol yetkisi ile donatılmış bir "Tarihsel Çevre Zabıtası" oluşturulması, yerel olarak bunların Belediye İmar Müdürlükleri ile eşgüdüm içinde çalışması sağlanmalıdır. Bu zabıtalara, aynı zamanda kentsel çevreyi yakından ilgilendiren hava, toprak ve su kirliliği, gürültü, katı atıklar, görsel kirlenme (afiş, pankart ve levhalar), ulaşım ve otopark sorunu, kentlerin genel temizliği ve yeşil alanlar gibi temel çevre sorunları ile de ilgilendirilerek genel bir "ÇEVRE ZABITASI" niteliği kazandırılabilir. I.3. Sağlık Zabıtası
Yönetmelikleri : I.4. İmar Yönetmelikleri
: I.5. Ruhsat Yetkileri
: Umumi Hıfzısıhha yasasına
göre, Gayrı sıhhi Müesseselerden tarihsel çevre için sakınca yaratan I. ve II.
Derece Gayrı sıhhi kuruluşların tarihsel dokular içinde yer almaları
önlenmelidir. Var olanların ruhsatları iptal edilerek, doku dışına taşınmaları
sağlanmalıdır. Koruma amaçlı planlarda da geleneksel dokuyla uyumlu, geleneksel
nitelikte tarihi ticaret kullanımlarının (halıcılık, kilimcilik, el sanatları,
vb.), pansiyon, konaklama ve konut kullanımları ile beraber yer almaları
sağlanmalıdır. Eski adı "Küşat
Yönetmeliği", yeni adı ise "İşyeri Açma Yönetmeliği" olan yönetmelik ile,
belediyeler üretim, imalat yerleri açılması ve çalışması için gerekli koşulları
belirleme yetkisine sahiptir. Bu yönetmelikle, doğal ve tarihsel çevre üzerinde
olumsuz etkisi bulunan bir çok üretim kuruluşu sıkı denetim altına
alınabilir. "Yapılaşma İzni" ve "Oturma
ve Kullanma İzni" ile ilgili kurallar, tarihsel çevrelerin bakım ile
onarımlarını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Yeni yapı yapımı, eski
yapıların korunması gerekli olanlarının onarılmaları, Koruma Amaçlı Planlarda
açıklanan yapılaşma ve onarım koşullarına uygun olarak yapılmasının sağlanması
ve bunun denetlenmesi gerekmektedir. Yukarıda sayılan yasal
yetkiler Belediyelerimizde halen kullanılmaktadır. Bu yetkiler tarihi ve doğal
çevre korunması açısından etkin bir biçimde kullanılabilir ve böylelikle daha
iyi bir kentsel çevre yaratılabilir. Ancak, belediyeler, tarihsel çevreyi koruma konusunda bilinçli ve eğitilmiş kadrolara yeterince sahip değillerdir. Ankara Büyükşehir Belediyesi bu konuda, Şanlıurfa ve Bergama Belediyelerine nazaran çok daha nitelikli ve uzman kadrolara sahiptir. Eleman yetersizliği, tarihsel çevrede koruma planlaması, uygulaması ve denetimi bakımından büyük sınırlama getirmektedir. Bu nedenle, belediyenin örgüt yapısında ileriye yönelik düzenlemeler yapılması, doğrudan başkana ve imar müdürüne bağlı "Tarihsel Çevre Koruma Müdürlüğü" oluşturulması, bu birimlerin ilgili uzman meslek dalları ile donatılması gereklidir. Arkeolog, sanat tarihçisi, restorasyon uzmanı mimar ve şehir plancısı bu birimlerin temel kadroları olmalıdır. Gerçekleştirilmesi güç ve zaman alıcı kadroların oluşturulması yanı sıra, belediyelerin ellerindeki olanakları kısa vadede bilinçle kullanmaları, tarihsel çevrelerde koruma ve geliştirme çalışmalarında başarı getirecektir. Kültür Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve Bayındırlık İskan Bakanlığı Belediyelere Önderlik yapmak ve tarihsel çevre korunması çalışmaları için eğitimi vermek gibi bir sorumluluk düşmektedir. II. BERGAMA BELEDİYESİ İÇİN TARİHSEL ÇEVRE KORUMA STRATEJİLERİ II.1. ARKEOLOJİK SİT ALANLARI KORUMA POLİTİKALARI Zaman ve insanoğlunun
Bergama Arkeolojik ve Kentsel Sit Alanları'nda yapmış olduğu tahribat ve erozyon
karmaşık bir sorun demeti yaratmaktadır. Isı değişimi, deprem, rüzgar ve su vb.
doğal kuvvetlerin erozyonu yanı sıra, insanoğlunun yüzyıllardır oluşturduğu
yağma ve tahribatlar, yöreye yerine konmayacak kayıplar vermiştir. Uluslararası
platformlarda kabul edilmiş kazı, restorasyon ve koruma yöntemleri (Venedik
Tüzüğü vd.) ile, doğanın arkeolojik sit alanları ve anıt eserler üzerinde
yaptığı aşındırma geciktirilebilir.
Arkeolojik Sit Alanında halen açıkta duran parçaların takviyesi, yerlere düşmüş olan kalıntıların korunması önem taşımaktadır. Arkeolojik kalıntıların korunması, üstlerinin hafif örtülerle örtülmesi, geçici depolama veya sergileme amacıyla yöreden alınması veya uygun olan yerlerde yapının özgün durumuna uygun olarak restorasyon ilkelerine bağlı olarak restore edilmesi gereklidir. Özgün yapıdan çeşitli nedenlerle yıkılarak dağılmış olan mimari yapı elemanlarının toplanarak yeniden bir araya getirilmesi, anastilosis uygulamaları Antik Kente bir bütünlük görüntüsü kazandırılacaktır.Bergama Kentsel ve Arkeolojik Sit Alanları Koruma Amaçlı İmar Planı'nda yer alan "ARKEOPARK" için, Ankara'da halen Ankara Büyük Şehir Belediyesi tarafından yaptırılmakta olduğu gibi, bir "Arkeoloji Master Planı" yapılmalı, çeşitli dönemlerde yapılmış kazı, sondaj, araştırma raporları bilimsel olarak bir araya getirilmelidir.Kentin "Rekonstrüksiyon Planı" yapılarak, Hellenistik ve Roma Dönemi kent dokusu kesinlikle saptanmalı ve daha sonra arkeoloji, restorasyon, planlama, peyzaj ve kent mobilyası ilkeleri doğrultusunda detaylı plan ve projelendirmeleri yapılmalıdır (DİA 8.).
II.2. KENTSEL SİT ALANLARI KORUMA POLİTİKALARI II.2.1. Makro Politikalar: Bergama Belediyesi, belediye
sınırları içerisinde yer alan ve kamu mülkiyetindeki (hazine, vakıf, vd.) arazi
ve arsa stoku belirlenerek, bu alanlar özel mülkiyete devir edilmeden "Koruma
Amaçlı İmar Planı" kararlarının gerçekleştirilmesi doğrultusunda
kullanılmalıdır. II.2.2. Kentsel Sit Alanı Korunması ve Geliştirilmesine İlişkin Politikalar: Koruma kararlarının alınması ve uygulanması örgütler arası bir karar sürecidir. K.T.V.K. Yüksek Kurulu ve İzmir Koruma Kurulu, karar üreten bir kuruluş olmasına rağmen, uygulama, denetim ve parasal kaynak kullanma yetkisi diğer kamu kuruluşlarına ve özellikle yerel yönetimlere verilmiştir. II.2.2.1. Örgütlenmeye İlişkin Öneriler: Kentsel sit alanı
içerisinde, yapılacak restorasyon ve onarımların, yapı yapılacak plana uygun
yapıların, plan eki olan "Uygulama Yönetmeliği", "Plan Notları" ve K.T.V.K.
Kurulları kararları doğrultusunda, kentsel sit alanı ve çevresi ile uyumunun
sağlanabilmesi amacıyla; Bergama Belediyesi, doğrudan başkana bağlı bir
"Tarihsel Çevre Koruma Müdürlüğü" oluşturulmalıdır. Bu müdürlüğün görevleri
arasında, belediyece tarihi kent dokusu içerisinde yapılacak altyapı, çevre
düzenleme çalışmalarını yönlendirmek, etaplamak, tek yapıya ilişkin uygulamaları
plana uygunluğunu kontrol ederek denetlemektedir.
Ülkemizde koruma imar
planları, oldukça uzun süren onama sürecinden geçtikten sonra, diğer imar
planları gibi kendi doğal sürecine terk edilmektedir. Ancak; korunması gerekli
kent parçaları, planın uygulamaya aktif olarak sokulamaması sonucunda kaçınılmaz
olarak yıkım ve yok olma sürecine girmektedir. Bir kaç yıl sonra yeni saptama ve
belgeleme çalışmaları, buna bağlı olarak güncelliğini yitirdiğinden ve
baskılarla yeni planlama çalışmaları yapılmakta ve geleneksel dokular zamanla
yitirilmektedir. Ayrıca tescil listelerinden düşme, Bergama'da olduğu gibi sit
sınırlarında değişiklik yapılması ve daraltılması da bu süreci olumsuz etkileyen
faktörlerdir. Koruma amaçlı imar planı uygulaması, diğer alanların planları gibi
zaman içine çok yayılmamalıdır. Aktif planlama, eylem planlaması, öncelikli alan
planlaması, böl ve yönet modeli gibi planlama ve uygulama süreci hakim
olmalıdır.
Korunacak ve geliştirilecek
alanlarda başlatılacak ve sürdürülecek eylemler için gerekli ilk finansman
sağlandıktan sonra, bu alanlara verilmiş olan işlev, bu finansmanı geri
döndürecek bir mekanizmaya bağlanmalıdır. Aksi taktirde, kaynakları sınırlı olan
Bergama Belediyesi ve Kültür Bakanlığı'nın kültürel amaçlı da olsa geri
dönmeyecek tutarlar ödemesi, sınırlı kalması ya da hiç ödeyememesi gibi bir
sonuçla karşı karşıya kalınabilir. Bu nedenle; Belediye Yasası'nın yukarıda
anılan maddelerinin uygulanması ve ilgili sağlık, zabıta kolluk gücünün
uygulamaya konması, Bergama'daki tarihsel çevreleri koruma amaçlı çabalara yasal
bir güç verecektir. Yapı sahiplerine verilecek
kredi konusunda ise; "Özel Hukuka Tabi Gerçek ve Tüzel Kişilerin Mülkiyetinde
Bulunan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarımına Katkı Fonu
Yönetmeliği" (25.06.1985 Tarih ve 18791 Sayılı Resmi Gazete) koruma konusunda
tescilli yapıların bakım ve onarımı için Kültür Bakanlığı tarafından malzeme
(ayni), para (nakdi) ve teknik yardımlar ile verilecek kredilerin usul ve
esaslarını belirlemektedir. 3386 Sayılı Yasa'nın 5. Maddesi'nde ise; "Koruma amaçlı imar planında kültürel amaçlara ayrılan tescilli yapıların, bu amaçla onarılıp değerlendirilmesi kaydıyla, koruma kurullarının karar ve Bakanlığın tasdiki ile Belediyelerce kamulaştırılması yapılabilir" denilmekte ve Belediyelere, kentsel sit alanlarındaki kültürel amaçlı yapıları kamulaştırarak onarma olanağı sağlamaktadır. Ayrıca, aynı maddenin (f) bendinde; "Sit alanı olması nedeni ile kesin inşaat yasağı getirilmiş korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının bulunduğu parseller, malikinin başvurusu üzerine bir başka hazine arazisi ile yer değiştirilebilir, üzerinde bina, tesis var ise, malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli 2942 sayılı kanunun 11. Maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödeme yapılır." denilmektedir. Bu hüküm doğrultusunda, mal sahipleri ile belediye arasında karşılıklı bir anlaşma yapılması olanağı doğmaktadır. Kentsel sit alanındaki bazı özel yapılar, bu şekilde takas edilerek mülkiyeti Bergama Belediyesi tarafından elde edilebilir. Bergama Belediyesi : Bu örgütlerden özellikle
"Döner Sermaye" ve "İşletme" örgütlerinden, kentsel koruma ve geliştirme /
yenileme için yararlanabilir. Bu tür örgütler, mevcut yasalarla hemen
kurulabilir ve tarihsel çevre koruma eylemlerine ekonomik bir boyut
kazandırabilir. Bergama Koruma Planı bütünü
içerisinde yer alan ve "Kentsel Tasarım Alanı (Öncelikli Proje Alanı) " olarak
isimlendirilen, özel proje tasarım alanlarının saptanması, hazırlanacak onarım
ve çevre düzenleme projeleri uyarınca öncelikler belirlenerek uygulamaya
girilebilir. Bu yörelerde, öncelikle altyapı'nın ıslahı, eksikliklerinin tamamlanması gerçekleştirilerek üst yapının düzenlenmesine daha sonra geçilebilir. Özel Proje alanlarında, konut kullanımlarının sürmesi yönünde bir karar getirilmişse de, bu bölgelerdeki koruma, ıslah ve yenileme çalışmaları döner sermaye işletmesi (ya da kooperatif) tarafından yapılabilir. Konutları, özgün plan şemaları ve kullanımlarına uyumlu olarak, pansiyon, öğrenci yurdu, lojman vb kullanımlarla işleterek yatırımı geri dönüşlü hale getirmek mümkündür. Örgütlenme biçimi "Belediye İşletmesi" olan bu işletmenin görev alanı, koruma geliştirme alanı, bu görevi belirleyen sınırları çizen en önemli araç da "Koruma Planı" dır. Bergama Belediyesi; Kültür Bakanlığı ile yurt içi ve dışı destekleri sağlayarak sürdürülebilir bir tarihsel çevre koruması ve geliştirilmesi uygulaması için aşağıda özetlenen konularda aktif bir görev yapmalıdır: 1. Sürekli, planlı,
programlı ve projelere dayalı bir çalışma gerektiren kentsel koruma ve
geliştirme uygulamalarında; ilgili merkezi yönetim (kamu) kurum ve
kuruluşlarından (Kültür Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan
Bakanlığı, Maliye ve Gümrük Bakanlığı, Vakıflar Gn. Md., Çevre Bakanlığı vb)
Bergama Belediyesi'ne kaynak aktarılmalı ve koruma geliştirme amaçlı projeler
desteklenmelidir. 3. Bergama Belediyesi; kendi
iç yapılanmasını yeniden gözden geçirerek, etkin, yetki ve sorumlulukları
belirlenmiş, ilgili uzmanlık dallarından (arkeoloji, restorasyon, kentsel
koruma, şehir planlama, mimari, peyzaj vb) oluşturulmuş bir birim kurmalıdır. Bu
birim planlama, projelendirme ve koruma/sağlıklaştırma/geliştirme ve çevre
düzenlemesi çalışmalarına etkin olarak girmelidir. 4. İmar Yasası, 18. Madde
uygulaması yapılarak, kamu sosyal donatı alanlarından bir bölümü bu araçla
sağlanmalıdır. 5. Koruma alanlarında, yapısını plan koşullarına uygun olarak onaran ya da yapısının çevresini düzenleyen özel mülk sahipleri desteklenmeli, bu kişilere proje ve parasal katkıda bulunulmalıdır. Mülk sahibi bu uygulamayı belirli bir süre içinde yapmadığı taktirde, Belediye bu görevi üstlenmelidir. Bütün yukarıdaki önerilerin
gerçekleştirilebilmesi için Bergama'da yaşayanların katkı ve katılımı en önemli
kaynaktır. Tarihsel çevrenin korunmasının, Bergamalı'nın yararına olduğuna halk
inandırılmalı, tarihsel çevre bilinci ve kaygısı verilmesine ilişkin çalışmalar
ilkokul çağından başlayarak yapılmalıdır. II.2.2.3. Sosyal Yapıya İlişkin Öneriler : Orta Doğu Teknik
Üniversitesi tarafından yapılmış "Bergama Sosyal Yapı Araştırması" sonuçları
(1979) ile Akman Proje tarafından yapılan "Sosyal Anket" sonuçları (1991)
birlikte değerlendirildiğinde; Bergama'da dıştan bazı fiziksel etki ve
yenilenmelere karşın, sosyal yapının oldukça durağan ve benzer özellikler
taşıdığı, giderek alım gücünün düşmesi, gelir gruplarının dengelerinin bozulması
gibi ekonomik nedenlerle sosyal ve fiziksel yapının daha da bozulduğunu söylemek
mümkündür. Bergama da tarihsel çevrenin
korunması ve geliştirilmesi çalışmaları için en önemli destek olacak yöre
halkının sosyal yapısını bilmek önem taşımaktadır. Bergama, sosyal
hareketliliğin olağan sınırlar dışına taşmadığı bir yerleşim yeridir. Dışa göç
vermesine karşın, dışarıdan da göç aldığı için demografik yapı dinamik bir durum
göstermektedir. Bergama'ya yönelik göç, koruma açısından temel sorunlardan
birini oluşturmaktadır. Yasal olmayan yapılaşma ve yaygın olarak gecekondulaşma
dediğimiz bu olgu bir yandan tarihi kent dokusunun ve arkeolojik sit alanlarının
sınırlarını zorlamakta, diğer yandan anılan mekanlarla bir bütünlük göstererek
büyümekte olan kentsel gelişme doğrultularını çarpıtmaktadır. Kiracı konut sahibi ilişkisi
yapıların bakımını ve onarımını da etkilemektedir. Gelir getirici onarım için
belirli kullanım değişikliği gerekmektedir. Bergama'da eskiden bu yana var olan turizm faktörü, çeşitli altyapı yatırımlarının yapılması (PTT, yol onarımı, çocuk bahçesi, meydan ve kavşak düzenlemeleri), yapılan tanıtıcı yayınlar ve turizm yatırımlarının artması gibi nedenlerle Bergama'ya karşı olan ilgiyi büyük oranda arttırmıştır. Bergama'da korumayı
kolaylaştırmak için geliştirilen sosyal yapıya ilişkin öneriler aşağıdadır: Bu yazıda, Bergama'nın kentsel sit alanlarındaki anıtsal ve çevresel nitelikte pek çok yapısının güncel koruma sorunlarından ve koruma amaçlı imar planının uzun süren yapım sürecinden bahsedilmemiş, tarihi kent bütünündeki genel ve öncelikli sorunlar üzerinde durulmuştur. Bergama Sunağı için büyük titizlik gösteren merkezi ve yerel yetkililerin yukarıda sıralanan sorunlara da ivedi olarak eğilecekleri ümidini taşımaktayız. (1) Doç Dr., Şehir Yüksek
Plancısı (ODTÜ), Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilim Doktoru (AÜ-SBF); Gazi
Üniversitesi, ŞPB Böl. ve Siyasal Bilgiler Fak., Kamu Yönetimi Böl. Öğr. Gör.
(Kısmi zamanlı) · AKMAN Proje Ltd., 1991.,
"Bergama Koruma Amaçlı İmar Planı", Plan Raporu.
|