|
Bergama'ya İzmir Çanakkale yolu üzerinde, İzmir’e 107 km. uzaklıktaki bir
sapakla ulaşılır. Bergama en yakın sahil kenti Dikiliye 26 km, İzmir'e 107
km, Çanakkale'ye 217 km, Ankara'ya 585 km İstanbul'a 606 km uzaklıkta
bulunuyor.
İzmir'den bergama'ya her yarım saatte
bir(06-19.30 arası) kalkan otobüslerle ulaşmak mümkün.Özel arabalarla İzmir
,Menemen,Aliağa yolu takip edilerek ulaşılabilir.Ankara ve İstanbula
karşılıklı her gün otobüs kaldırılmaktadır.
Bergama tatil ve tarihi bir arada yaşamak için uygun bi seçimdir. İzmir'in
kuzey bölümünde, günümüzde bir ilçe olan Bergama, Türkiye'deki tatil yerleri
içinde tarihiyle ön plana çıkan tatil beldeleri arasındadır. İçinde
bulunduğu iklimin ve cografi konumun elverişli yapısı nedeniyle tarih
öncesinden itibaren insanların ilgisini çeken Bergama, günümüzde özellikle
İyon, Roma ve Bizans uygarlıklarına ait eserlerin gözlenebileceği bir tatil
beldesidir. 3000 yıllık tarihi boyunca dinlerin, kültürlerin ve bilimin odak
noktalarından biri olmuş bu antik kentte müzik, tiyatro, spor ve güneş, su,
çamur kullanımıyla doğal tedavi gibi konularda hep ilkler yaşanmış.
Bergama’da, Türkiye’nin ilk festivali düzenlenmiş, ilk kazı müzesi
kurulmuştur.
Bergama’nın ünü yurt dışında çok büyük.Yurtiçinde tanınmasında muhteşem
tarihi zenginliğinin yıllardır yapamadığını "siyanürlü altın" yaptı. Eurogold adlı yabancı şirketin siyanürle altın çıkarma girişimi ve
Bergamalıların ve çevre köylülerin uzun, renkli direnişi ve yoğun bir hukuk
mücadelesi yaptı.
Deniz olmamasına karşın yurdumuzun en önemli turizm merkezlerinden birisi
olan ilçenin cazibesi Hellenistik Pergamon Krallığı’nın başkenti olmasından
ve bu dönemden kalan önemli eserleri barındırmasından geliyor. Pergamon 150
yıl Hellenistik Dönemin en parlak kültür merkezlerinden birisi olmayı
sürdürdü. Kentte ilk kazılar 1878 - 1886 yılları arasında yapıldı. Bu kazıda
bulunan Zeus Tapınağı kabartmaları ve diğer eserler Berlin’e götürüldü. Eski
Doğu Berlin’deki çok iyi düzenlenmiş Pergamon Müzesi buradan götürülen
eserlerle kuruldu.
Şimdi bu
görkemli antik kenti gezmeye başlayalım. Geziyi dört parçaya ayırmalı, Önce
Bergama Müzesini gezmeli. Sonra tepeye Akropol’e çıkmalı. Dönüşte ya da
çıkarken şehir içinde kalan Kızıl Avlu’yu görmeli. Yemek molasını şehir
içindeki müzenin karşısındaki lokantalardan birinde verebilirsiniz. Ardından
Bergama çıkışındaki sağda kalan Asklepion kalıntılarını gezmeli. İyi bir
gezi için en az üç - dört saat zaman ayırmak gerektiğini hatırlatalım.
Akropol
Sportmen gezginler dışında, Akropol’e çıkmak için
ya aracınız olmalı ya da şehir merkezinden taksi kiralamalısınız. Dolanarak
çıkan yol yükseldikçe manzara güzelleşiyor. Ören yeri girişine aracınızı
park edebilirsiniz.
Pergamon ana
kent kalıntıları tepede çok geniş bir alana dağılmıştır. Bilet gişesinin
yanında akropol girişi yer alıyor. Burada kral saraylarını,Zeus sunağı
temellerini (sunak kalıntılarının asıllarının Berlinde Bergama müzesinde
olduğunu biliyorsunuz), Athena tapınağını ve ayağa kaldırılmış olarak
Traian Tapınağı’nı (MS. 117-138) görebilirsiniz. Yine burada 200,000 rulo
kitabın bulunduğu kütüphane kalıntılarını (Sezar yakmış ve kitapları
Kleopatra'ya hediye etmiştir) ve yine çok dik bir yapı olan 10000 kişilik
tiyatro kalıntılarını gezebilirsiniz.Tiyatronun üst tarafına çıktığınızda
güzel bir manzara seyretme şansınız var, üşenmeden çıkmaya değer. Bergama
ovası ve açık havada Dikili sahilleri görülüyor.
Kızıl Avlu
Bergama şehir merkezinin Akropol
çıkışında görülebilecek Kızıl Avlu Mısır Tanrısı Serapis’e adanmıştı ve
kırmızı tuğladan yapılmıştı. İki kuleli tapınak Ladrian Döneminde yapılmış,
Bizans Döneminde kiliseye çevrilmiştir. Avlusunun altından tonozlu iki
kanalla Selinus suyu akıyor.
Şimdi şehre dönüyoruz.
Şehir meydanındaki
Bergama Müzesi’nde yörede bulunan arkeolojik eserleri görebilirsiniz.
Bergama Müzesi 30 Ekim 1936 tarihinde, İzmir Valisi Fazlı Güleç tarafından
ziyarete açılmıştır.Müze içinde cilalıtaş,bronz,arkaik,klasik,helenistik,roma
ve bizans dönemlerine ait buluntular sergilenmektedir.Müzenin bahçe ve
avlusunda ise lahitler, steller, sütün başlıkları, yazıtlar, arşıtrav
parçaları, kaBartma Ve heykeller görülmektedir.Bergama müzesi
2005 yılı itibariyle 8805 adet arkeolojik 8064 adet sikke ve 1872 adet
etnografik eser olmak üzere 18741 eser ile ulusal müzeler arasında önemli
bir yere sahiptir.
Asklepion
Bergama’nın çıkışında sağda yaklaşık 2-3 km
içeride kalan Asklepion çok büyük bir sağlık merkeziydi. Sağlık Tanrısı
Asklepios Baş Tanrı Zeus’un üzerine gönderdiği yıldırımlarla ölürken her
derde deva bir reçete yazmış ama yağmur reçetedekileri silip götürmüş.
Reçetenin yerinde ise bir sarımsak yetişmiş. Onun için reçetede yazılanın
sarımsak olduğuna inanılmış.
Asklepion eskiden ana kente 820 metrelik
kutsal yolla bağlıydı. Bu gün yolun bir kısmı açığa çıkarılmış durumda. Ören
yerine sutunlu yoldan giriliyor. Tedavi yerleri, kaplıca ve çamur banyosu
havuzları, psikiyatrik tedavi için uyku odaları gibi sağlıkla ilgili
bölümler bulunuyor. Bugün içinde gezebildiğimiz tünel kutsal havuzlarla
çeşmeleri uyku odalarına bağlıyor. 80 m. uzunluğundaki tünellerle hastalar
su sesi dinleyerek rahatlıyordu. Tünel tıbbi tedavinin yapıldığı binada sona
eriyor. Ören yerindeki anfitiyatro iyi durumda
Tabiki Bergama
yanlız tarihi kalınrtıları ile değil doğal güzellikleri ve kültürel
değerleri ile de görülmeye değer.
Bergama güzellik ılıcalarını, meşhur
Kozak yaylasını,
Anadolu Türkmen dokuyucusunun düz ve düğümlü dokuma yaygı kültürü içinde,
kendine has renk ve desen yapısı ile ayrı bir kimliğe sahip Batı Anadolu
Bergama Halıları ve
kilimlerini mutlaka görünüz.Birde kozak çam fıstıklarından
yapılan höşmerim tatlısını
ve eğer bulabilirseniz Bergama spesiyalitesi
çığırtma(patlıcan yemeği) yemeden
Bergama'dan ayrılmayınız. |
|